Bu gün sıklıkla zaman üzerine düşündüm. Gecenin Sonuna Yolculuk' u elimden hiç bırakmadım, mutfağa, yatak odasına, salona nereye gittiysem taşıyıp durdum yanımda. Yalnızca zamanı düşünmek; saniye göstergesine kitlenmek gibiydi bir duvar saatinin. Ve zaman tarafından hipnotize edildiğimi sanabilirdiniz.
Bense o anda, kitapların tam da birer zaman makineleri olduklarını düşünüyorum.
Şairin de dediği gibi çok kullanılmış bir zamandan hiç kullanılmamış bir zamana geçmek için... Göz açıp kapatıncaya kadar...
Öyle ise, geçiyorum hiç kullanılmamış bir zamana ve aralıyorum bacaklarını;
Yolculuk etmek,çok işe yarar, düş gücünü çalıştırır. Gerisi yalnızca düş kırıklığı ve yorgunluktan ibarettir. Bizim yolculuğumuz ise tümüyle düşseldir. Gücünü buradan alır.
Yaşamdan ölüme doğru gider. İnsanlar, hayvanlar, kentler, nesneler, her şey düşlenmiştir. Bu bir romandır, yalnızca düşsel bir öyküdür. Böyle buyurmuştur Littre, o ki asla yanılmaz.
Kaldı ki herkes aynı şeyi yapabilir. Gözünü yummak yeterlidir.
Yaşamın öbür tarafındadır bu.
" ...Bu durumda düşüncelere dalar, yaklaşık on dakika boyunca ağzı açık kalır sonra da derhal dengesine kavuşurdu yeniden, nasıl olursa olsun, neyle olursa olsun, ama her zaman hem de sapasağlam bir biçimde, çünkü onun iç yaşantısında tereddüde dahi yer yoktu, hele gerçeklere hiç yoktu..."
Gecenin Sonuna Yolculuk / L. F. Céline

Ergen haldeyken H.P lovecraft öykülerine ve Poe şiirlerine dadanmıştım. O zaman bir de piskologum vardı malum ergenlik..:)
YanıtlaSilOna hep okuduğum şeyleri alıntıyordum. Zaten hayatımda o hikayelerden başka bir yoktu. Zamanla onun insan olduğuna da inanmamaya başlamıştım. Bir türlü kabul etmiyordum.. başka bir şeydi, başka üstün bir ırk ya da melek ya da başka bir şey ama kesinlikle insan olamazdı.. Sonunda bir gün Poe'nun bir kitabını açıp bir şeyler okudu bana. Cümleyi tam hatırlayamıyorum ama gerçekliği kabul edişle ilgiliydi. Tam da düşlerin gerçeklik olduğunu söyleyen bir adamın kitabından gidip en gerçek cümleyi bulmuştu.
O günden sonra o da artık insan gibi gelmeye başlamıştı gözüme. Elbette ben bu duruma üzülürken o da iyi bir şey yaptığını sanıp seviniyordu..
şimdi o anı hatırladım da.. ne büyük acımasızlıkmış yaptığı!.:)
Hayat işte bazen çok zevkli gerçekten. Ergen zamanlarında seni "gerçekliğe" çeken psikologunun, gerçeklikle gerçek dışı bir ilişkinin kurulduğu bu metin de aklına gelmesi.
YanıtlaSilSana filleri düşüme desem ne düşünürsün?;)