28 Ağustos 2012 Salı

Dil*



Kainat sana hayal kurarken bile var olandan(!) farklı bir şey sunmuyor.
Elindeki veriyi standartta olduğundan farklı biçimlerde işleyip adına 'hayal' diyor..
bazen bu hayal dediğimiz 'umut' diye de çağırılır.

Gündelik metaforlarla hayali metaforların nesneleri aynı, farklı olan sadece yansımaları..

Temelde hayatın tüm bu kusurlu işleyişi, sosyolojik olarak bireylerin, bu kusurlu döngü içindeki en kusurlu şekliyle konumlanmalarına bağlı olarak, kusursuzluğunu ortaya koyar...

Onaylayıcı ya da yatsıyıcı niteliklerin de bu döngüye ait olduğunu,
benim şahane(!) kortekslerimin yalnızca verili durumun parçalarını başka şekilde, başka biçimde bir araya getirerek bu metni var etmiş olduğunu düşünecek olursak..

Bütün parçalar çok boyutlu aynalar üzerinden okunabilir...

Dilin tüm süreçlerinin, dört tarafı aynalarla cevrili kocaman bir odada gerçekleştiğinden şüpheleniyorum!


Ayna ayna söyle bana!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder